ÇALIŞMA HAYATINA YÖNELİK TEMEL BİLGİLER

 

Çoğumuz iş yaşamında hemen her gün yeni insanlarla karşılaşırız: müşteriler, tedarikçiler, meslektaşlar, olası iş ortakları ve diğerleri. O kısacık karşılaşma süresinde insanların hakkınızda çabucak bir görüş oluşturacağını ve bir yargıya varacağını bilirsiniz. Bu bakımdan, olumlu-profesyonel, kendinden emin ve hoş- bir izlenim yaratmak son derece önemlidir.

 

 

ÖNERİ

İşinizin ilk dönemlerinde daha sonra çalışma süreniz içinde pek rast gelme olanağı bulamayacağınız üst düzeyde kişilerle karşılaşma şansınız olabilir. Bu fırsatı, ağzınızı açmaktan korkarak boşa harcamayın. Hayranlık gösterileriyle dolu bir tanışma girişimine de gerek yok; basit ve kendinden emin bir “merhaba” yeterli olacaktır.

 

 

 

Tanımanız Gerekenler Kimlerdir?

 

Yeni bir işe başlarken meslektaşlarınızla, amirinizle, amirinizin amiriyle, diğer birimlerden insanlarla ve insan kaynakları elemanlarıyla tanışmayı iş edinmelisiniz.

 

 

ÖNERİ

Sekreterlerin ve Teknik Destek birimlerinin gücünü hafife almayın.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Zorunlu Temaslar                                                                    Uzak Duracağınız Kişiler

 

      - Destekçi konumundaki kişiler.                                         - Çok konuşanlar.

 - İşleri halleden kişiler.                                                      - İşyerinizde sizinle aynı   düzeyde olup da, aşırı

 - Size tavsiye, destek ve yardım verenler.                         rekabet düşkünü olan kişiler.

      -  Size enformasyon sağlayan kişiler.                                - Şirket, iş ve çalışanlar hakkında   olumsuz bir

      - Sizi başkalarıyla tanıştıranlar.                                        tutuma sahip olanlar.    

      -  Amacınıza yardımcı olan ya da olabilecek kişiler.             -  Size ayak bağı olan kişiler.       

                                                                                             - Size güven vermeyen kişiler.

                                                                                            - Çevresindekilere stres aşılayan kişiler.  

 

 

İş yerinde bir yönder (mentor) edinmeye çalışın, ama kendiliğinden size akıl vermeye soyunan biçimsel yönderlere de fazla bel bağlamayın-genelde bir işe yaramazlar. Size gayri resmi yönderlik edecek (etki sahibi olan) kafanıza yatan birini bulmaya çalışın. 

 

 

ÖNERİ

Size “sır verenlere” sakın güvenmeyin; çünkü muhtemelen size anlattıkları şey, onlara sır olarak saklamaları koşuluyla söylenmiştir.

                                                                              

 

 

 

 

 

 

 

 

 

öyleşiyi Yürütürken

 

Kendinizi tanıtma

 

Tanıştığınız her insana elinizden geldiğince açık ve dostça davranın. Kendinizi nasıl takdim edeceğinize kafa yormayın, ancak kendinizi mutlaka tanıtmalısınız. Karşınızdaki kişiyi önceden tanıyor olsanız da gene de el sıkışmanız gerekir.

 

 

ÖNERİ

Gevşek biçimde el sıkmak çoğu insan için iticidir. Yapmanız gereken, karşınızdaki kişinin elini sıkıca kavrayıp iki-üç kez dirsekten (bilekten değil) aşağı yukarı sallamaktır. El sıkışma sakin olmalıdır, heyecanlı değil.

 

 

Tanışma;

·   Özür dilercesine olmayan, berrak bir sesle kendinizi tanıtın.

·  Kendinizi adınız ve soyadınızla tanıtın. Yalnız adınızı vermek sizinle

   eş düzeydeki kişilerle gayri resmi görüşmeler sırasında uygun olur.

 

 

ÖNERİ

Eğer biri sizi bir başkasına tanıştırırken adınız yanlış telaffuz edilirse, bunu hemen kibarca düzeltmelisiniz.

 

ÖNERİ

Grup içindeyken işin püf noktası, kendinden emin görünmek, herkesle göz teması kurmak ve bunu kısa tutmaktır.

 

 

Ayaküstü Sohbet

 

Kendinizi tanıttıktan sonra, öyle hiç konuşmadan durmamalısınız; ayaküstü ufak bir sohbet açmalısınız. Bu her zaman pek kolay olmayabilir, ama bunun da güvenli kuralları vardır:
 

-Her zaman karşınızdaki kişiye kendisinin önemli olduğunu hissettirin

-Bir ortak nokta bulmaya çalışın

-Uygun bir zeminde götürün

-Samimi bir havada götürün

 

 

ÖNERİ

İnsanlar genelde kendi yaşamlarıyla, sizinkiyle olduğundan çok daha fazla ilgilenirler.

 

 

            Uygun Olan Konular                                             Olmayan Konular

- Oraya gelirken yaptığınız yolculuk                             - Ailevi durum (boşanma dahil)

- Kültür veya spor olayları                                           - Sağlık

- Kitaplar, filmler, dergi ya da gazeteler                       - Kişisel para konuları  (ücret dahil)

- Mutlu günler (sözgelimi düğün, doğum)                      - Kaba ya da ırkçı değerlendirmeler

- Genel iş konuları ve haberleri                                   - Fıkraların çoğu

 

 

Nasıl İyi Bir Dinleyici Olunur?

İyi bir dinleyici olmak pasif bir davranış olarak görüldüğünden, genelde bir hayli hafife alınır. Çoğu insan, kendi değerinin göstermek için konuşmanın daha iyi olduğuna inanır. Oysa en iyi konuşmacı çoğunlukla iyi bir dinleyicidir ve sahip olduğu üstün dinleme becerisiyle güçlü bir şekilde öne çıkar.
 

 

ÖNERİ

İyi bir dinleyici olmak için, kendisini karşısındakinin yerine koymak temek önemdedir. Meseleye her zaman konuşmacının bakış açısından bakmaya çalışın.

 

           

 

Olumlu Konuşma Tarzı                                            Olumsuz Konuşma Tarzı

 

- Düşüncelerinizi ve görüşlerinizi                                 - Açık bir forumda kendinize güvensiz

   ortaya koyarken, kararlı ve vurgulu olun.                      gibi görünmeyin.

- Kontrollü ve ölçülü bir şekilde konuşun.                     - Sözleri ağzınızda gevelemeyin.

- Bir grup içindeyken sesinizi yükseltin                        - Sinirli ve kontrol dışı bir şekilde gülmeyin.         

- Vurgularınıza, diksiyonunuza ve                               - Argo sözcükler ve lakaplar kullanmayın,

   gramerinize dikkate edin.                                           yemin etmeyin.

 

 

Kaba Davranışlarla Uğraşmak

 

Bir konuşma sırasında birisinin kabalık etmesi kaçınılmaz bir yandır; herkesin zaman zaman başına gelebilecek bir şeydir. Eğer birisi size kaba davranırsa:

-Sükunetinizi koruyun

-Aldırmayıp devam edin

-Kaba söze başvurmayın   

     

 

ÖNERİ

 

Kendiniz olun. Kendi bildiğinizi yaparsanız, kontrolünüzü asla yitirmezsiniz. Başkalarının görüşlerine kapılırsanız, kontrol onların eline geçer. Fırsat vermezseniz, kimse sizi küçük düşüremez; bunu unutmayın.

 

ÖNERİ

 

Kimseye bir şey anlatmak zorunda değilsiniz. İsterseniz, “Bu konuda konuşmamayı tercih ederim” diyerek açık davranabilirsiniz. Ortada kalan bir soru, sorunun muhatabından çok onu ortaya atan kişiyi rahatsız eder.

 

 

 

Telefonda;

 

-Aramadan önce plan yapın (“şu,şu konuları görüşmek üzere arıyorum”).Meseleleri eğip bükmeyin.

-Dostça görünün. (Santral görevlisine ve sekretere (özellikle sürekli muhatap olduğunuz yönetici asistanlarına) dostça ve nazik davranın. Aradığınız kişiyle bir diyalog ortamı yaratmaya çalışın.)

-Açık seçik konuşun. (Adınızı ve şirketinizi, gerekliyse bölümünüzü belirtin)

-Sesinizin yüksekliğini kontrol edin

-Kibar olun

 

ÖNERİ

Telefonda özellikler bir konuyu tartışmayı planlıyorsanız, e-posta konunun tam anlaşılması için etkin bir yardım sağlayabilir.
 

·    Muhatabınıza telefondan önce bir e-posta göndererek, konuya önceden vakıf olmasını sağlayın.
 

·    Telefon görüşmesinden sonra bir e-posta göndererek, yapılacak işlet ve kimin ne zaman ne yapacağı gibi konularda ortak bir anlayışa varmayı garantileyin.