DEPOLAMA ALANININ ETKİN KULLANIMI

 

1)  GİRİŞ

Seri üretim söz konusu iken, üretim birimlerinin maliyetleri düşürmeleri ve ürün kalitesini artırmaları çok daha kolaydı. Şimdi ise, esnek üretim, hücresel üretim ve hatta kişiye özelleştirilmiş üretimden söz edilmektedir.İnternetin de katkısıyla pazarda yaşanan dinamizm, yüksek rekabet  ve ekonomilerde ortaya çıkan dalgalanmalar firmaların satış tahminlerinde önemli sapmalara neden olmakta ve daha esnek olunmasını zorunlu kılmaktadır.

         Bu nedenle, yığınlar halinde ürün stoklamak ve bunları pazara sürmek (push) devri artık çoktan kapanmıştır. Bunun yerine, müşterinin gerçek taleplerine göre hazırlanmış ürünlerin pazar tarafından ihtiyaç duyulduğu zaman çekilmesi (pull) gündemdedir. Artık, tüketiciye sunulmak üzere, bitmiş son ürün yerine, yarı mamul veya etiketlenmemiş ürün gibi genel bazda (generic) ürünler stoklanmaktadır. Müşteri talepleri doğrultusunda bunlara gerektiği anda depolarda son şekli verilmektedir.

         Böylece firmalar, müşterilere hem çok daha fazla seçenek sunabilmekte, hem de stok miktarlarında ve maliyetlerinde inanılmaz düşüşler sağlayabilmektedirler. Üretim ve pazarlama birimleri arasında yaşanabilecek çatışmalardan daha az etkilenir hale gelmektedirler.

Günümüzün ticaret biçimi, depoların katma değer yaratacak birimler olarak yeniden tasarlanmasını zorunlu kılmaktadır. Depoların müşterilerin giderek çeşitlenen taleplerine cevap verebilecek iş süreçlerine uygun esnekliğe kavuşmaları gerekmektedir.  Talep zinciri içerisindeki malların akışını daha etkin hale getirebilmek için üretim ve depolama arasındaki keskin çizgiler giderek yok olmaktadır. Geleceğin depoları, şimdikilerden farklı olarak birleştirme, boyama, montaj, paketleme, etiketleme gibi üretim aktivitelerini de barındırıyor olacaklardır.

Depolama pek çok lojistik unsuru içerdiğinden, sipariş işleme, stok ya da nakliye tartışılırken tipik olarak kullanılan düzgün sınıflandırma planlarına uymamaktadır. Depo, genelde envanterin depolandığı yer olarak bilinir. Bununla beraber, pek çok lojistik sistem tasarımlarında deponun rolü daha uygun olarak depolama tesisinin aksine değiştirme tesisi olarak bilinir.

 

2)  DEPO İŞLETME İLKELERİ

Günümüzde depolar yalnızca malların saklanması ve korunması amacının dışında bir takım katma değerli hizmetlerin (etiketleme, ürün birleştirme, paketleme gibi) verildiği, müşteriye hızlı ulaşımın sağlandığı merkezler haline gelmiştir. Depo içi yerleşimi ve işletimi, artan müşteri beklentileri sebebi ile firmalar açısından stratejik önem taşımaktadır. Bu beklentileri karşılayacak depoların işletilmesi firmalar açısından önemli bir yatırım ve maliyet unsuru olmuştur.

Depo Yönetimi teknikleri ile ürünümüz müşterilerimizin bilgi işlem yapısı ile entegre şekilde çalışarak, gerçek zamanlı iş ve ürün izlenebilirliğini ve raporlamasını olanaklı kılmaktadır. Depolarda sıkça yaşanan ürün ve zaman kayıpları yok edilerek, sıfır hatalı envanter yönetimi ile birlikte mal akış hızı yükseltilmiştir.

Herbert Davis adındaki bir danışmana göre; depo geliştirme, boş alanın etkin kullanılması eski dizaynına göre %20-25 etkinlik sağlamaktadır. Depo kübik alanının %60’ının kullanılması arzu edilirken bu oranın %25’ler ile sınırlı  kaldığını söylemektedir.

            Kübik Kapasite Kullanımı: Depo düzeninin ana amacı depo kübik kapasitesinin kullanımının maksimizasyonudur. Hızlı hareket eden mallar için rahat ulaşım sağlanması için koridorların geniş olması, yavaş hareket eden mallar için dar koridorlar ve yüksek raf sistemleri kullanılması gereklidir.

Bir depo kullanımına karar verdikten sonraki ilk adım deponun tasarımını yapmaktır. Bu bölümde temel depo tasarım ilkeleri gözden geçirilecektir. Depo küçük manuel bir işletme de olsa otomasyona dayalı büyük bir tesis de olsa; tasarım kriterleri, elleçleme teknolojisi ve depolama planı olmak üzere üç tane ilke mevcuttur.

 

i)       Tasarım Kriterleri:

            Depo alanının etkin kullanılabilmesi için deponun tasarımı aşamasına da değinilmelidir. Tasarım ve inşaat özelliklerinin ürün akışını engellememesi kritik bir öneme sahiptir. Bir depoyu gerektiği gibi tasarlayabilmek için, mimarın depo boyutu, planı ve elleçleme ekipmanının önceden belirlenen yolu için ayrıntılara ihtiyacı olacaktır. Elleçleme uzmanı entegre bir sistem geliştirmek için tasarım uzmanına yakın çalışmalıdır.

         Işıklar, buhar boruları, yağmur tesisatı, ısı kanalları ve iletişim antenleri gibi yukarıdan geçen ve engel oluşturabilecek yapı unsurlarının yerleştirilmesi için, özel dikkat gösterilmelidir. Bunlar, elleçlemenin uygulanabileceği açıklığı sağlamak için kat yüksekliğinin üzerinde bir yükseklikte tutulmalıdır.

         Destekleyici kolonların yerleştirilmesi de önemli bir tasarım düşüncesidir. Genelde kolonların, yapının destekleyici duvarları ile ilişkili olarak hangi yönde olduğuna bağlı olarak pozisyon belirlemede bir serbestlik söz konusudur. Kolon yerleştirilmesi asgari oranda sınırlanmış  bir depolama bölümü oluşturmak için önemlidir. Üzerinde yeterli sertlik için özel olarak çalışılması zorunlu zemin alanları, elleçleme ekipmanının önceden belirlenmiş yoluna bağlıdır.

         Depo tasarım kriterleri fiziksel tesis özelliklerine ve ürün hareketine hitap etmektedir.Tasarım işlemi sırasında dikkate alınacak üç etmen; tesisteki kat sayısı,yükseklik kullanımı ve ürün akışıdır.

İdeal depo tasarımı,ürünün yukarı aşağı taşınmasına gerek kalmaması için tek katla sınırlıdır.Ürünün asansörler kullanılarak bir kattan diğerine taşınması hem enerji hem zaman gerektirir.Asansör ayrıca elleçlemede çalışanların sınırlı asansör sayısından dolayı asansör için yarışmaları yüzünden ürün hareketi sırasında genelde bir engel teşkil eder.Her zaman mümkün olmamakla beraber özellikle alanın sınırlı veya pahalı olduğu merkezi iş bölgelerinde depoların tek bir katla sınırlı olması gerekmektedir.

Tesis büyüklüğüne bakılmaksızın,tasarım her kattaki yüksekliğin en iyi şekilde kullanımıyla elverişli depo alanının kullanımı maksimize etmelidir.Çoğu depo 20-30 kadem yükseklikteki tavanlara sahiptir bunun yanı sıra modern depolar ve gökdelen tarzı tesisler 100 kadem yükseklikteki tavanları etkili bir şekilde kullanabilmektedirler.

Rafların veya diğer donanımların kullanımı ürünlerin binanın tavanına kadar depolanmasına olanak sağlamaktadır.Azami etkin depo yüksekliği, forkliftler gibi elleçleme araçlarının güvenli yükseliş kapasiteleri ve yangın güvenlik düzenlemelerinden olan tepeden yağmur sistemiyle (tavandaki borularla su püskürterek yangın söndüren otomatik sistem) sınırlıdır.

Depo tasarımı ayrıca,ürünler depolansın depolanmasın tesis içinde ürünlerin düzenli akışına izin vermelidir.Genelde,bu ürünün binanın bir ucunda teslim alınıp, orta kısmında depolanması ve binanın diğer ucundan nakliye için çıkması demektir.Doğrusal ürün akışı tıkanıklık ve karışıklığı en aza indirir.

 

ii)     Elleçleme Teknolojisi :

İkinci ilke elleçleme teknolojisinin etkinliği ve verimliliği üzerine odaklanmaktadır. Bu ilkenin öğeleri hareketin sürekliliği ve hareket ölçek ekonomileriyle ilgilidir.

 

Bir elleçleme sistemi depo planlamasında ilk olarak göz önüne alınması gereken unsurlardan biridir. Daha önce de belirtildiği gibi, bir depoda temel fonksiyon harekettir. Sonuç olarak, depo maksimum ürün akışını kolaylaştırmak için tasarlanmış bir yapıdır.

Hareket sürekliliği; bir elleçleyici veya bir elleçleme aracı için, birçok bireysel, kısa ancak çok sayıda hareket yerine  daha uzun süreli ama tek bir hareketin yapılmasının daha iyi olacağı anlamına gelmektedir.Ürünün elleçleyiciler arasında değiş tokuş edilmesi veya araçtan araca taşınması zaman kaybına yol açar ve ürünlerin hasar görme potansiyelini arttırır.   

          Böylelikle, genel bir kural olarak depoda daha az uzun hareketlilik tercih edilir.

Hareket ölçek ekonomileri; tüm depo faaliyetlerinin mümkün olan en büyük miktarların elleçlenmesini veya taşınmasını sağlaması gerektiğini belirtir. Tekli işler yerine depo faaliyetleri paletler veya konteynerler gibi grup halindeki yükleri  hareket ettirmek üzere tasarlanmalıdır. Bu gruplama veya planlama, çoklu ürünlerin veya siparişlerin aynı anda taşınmasının ya da seçilmesin gerektiği anlamına gelebilir. Bu, çoklu ürünler veya siparişler göz önüne alındığında bir bireyin kişisel faaliyetlerinin karmaşıklığı artacaktır aynı zamanda  bu ilke ile faaliyet sayısı ve sonuçta meydana gelen maliyet azalacaktır.

 

iii)   Depolama Planı:

 Bir depo tasarımı ürün karakteristiğini göz önüne almalıdır, özellikle de hacim, ağırlık ve depolama ile ilgili olan özellikler hesaba katılmalıdır. Depo yerleşim planı, önerilen elleçleme sistemine bağlıdır ve ürün akışını kolaylaştırmak için bir zemin planının geliştirilmesini gerektirmektedir. Spesifik ihtiyaçları karşılamak durumunda oldukları için depo planları hakkında bir genelleme yapmak zordur.

            Bir depo stoklaması yaparken izlenmesi gereken ideal prosedür, başlatma faaliyetlerinden önce malın tamamını elde etmek olacaktır.

         Bir stoklama alanında tam dolu palete yüklenmiş ürünler önceden belirlenen palet pozisyonuna göre ayrılır. Yer tayin etmede değişken ve sabit olarak adlandırılan iki sistem vardır:

         Değişken (dinamik) yerleştirme sistemi: Depo alanının en verimli şekilde kullanılması için, ürünün yerinin her yeni nakliye ulaştırıldığında değiştirilmesine dayanır.

         Sabit yerleştirme sistemi: Her ürün; seçim alanında sürekli bir pozisyon edinir. Ürün bu yerini , hareket hacmi aynı düzeyde kaldığı sürece korur. Hacim yükseldiği veya alçaldığı takdirde ürünün yeri de yeniden belirlenir.

         Sabit yerleştirmenin değişken yerleştirme sistemine göre avantajı; ürünü hemen yerleştirebilme olanağı sağlamasıdır.

Ürün hacmi, bir depo stoklama planını tanımlarken göz önüne alınan en önemli kavramdır. Yüksek hacimli satışlar veya üretilen ürün miktarı, ürünün taşındığı mesafeyi minimize eden bir yerde depolanmalıdır, örneğin tali yolların yakınında veya düşük depolama kapasiteli raflarda… Böyle bir yerleşme, seyahat mesafesini ve  mal kaldırma ihtiyacını da minimize eder. Aksi olarak, düşük hacimli ürün temel tali yollardan uzaktaki yerlerde veya yüksek depolama kapasiteli raflarda stoklanabilir.

Benzer şekilde plana, ağırlığa ve depolama özelliklerine bağlı ürünler için spesifik bir strateji de dahil olmalıdır. Nispeten ağır ürünler, yere yakın bir konumda stoklanmalıdırlar böylelikle ağır ürünleri  kaldırmanın yol açtığı eforu ve riskleri minimize etmek mümkün olacaktır. İri hacimli veya düşük yoğunluklu ürünler aşırı bir depolama hacmi gerektireceklerdir dolayısıyla bunlar için boş alanlar veya yüksek raflar uygun olacaktır. Diğer  yandan, daha küçük parça ürünler depolama rafları veya çekmece gerektirebilirler. Entegre bir depolama planı her bir ürünün spesifik özelliklerini göz önüne almalı ve yerini belirtmelidir.

Bu üç ilke, depo alanını ekonomik ve hizmet yararı sağlayarak tasarlamanın ana hatlarını belirtmektedir. Bununla beraber, bu ilkelerin de çelişeceği durumlar vardır. Örneğin, elleçleme teknolojisi amacına en iyi hizmet eden şey, müşteri siparişi almak ve römorkları yüklemek için farklı ekipmanların kullanılmasıdır. Böyle bir karar ürünün iki elleçleyici arasında değiş-tokuş yapılması sonucunu doğurur ve bu da sürenin uzamasıyla sonuçlanır. Yine de, uzmanlaşmış sipariş alma ve yükleme faaliyetleri daha karlı olabilir. Dolayısıyla, ilkeler genel, ana hatlar olarak kabul edilmelidir.

 

iv)  Alan Yönetiminin Faydaları

·         Depolama dizaynı depo ve tüm organizasyon arasındaki etkileşimi destekler..

·         Yeni dizayn eski dizaynın verimsizliklerini elimine eder

·         Yeni dizayn yürüme ve taşıma mesafesini önemli ölçüde azaltır, toplam stok yönetimini de çok daha verimli hale getirir.

·         Firmanın ihtiyaçlarına göre boş alan düzenlenirken aynı zamanda gelecekteki stoklama değişimlerine de esnek bir şekilde cevap verilebilir. 

·         Genelde depo dizaynının yapılması verimliliği %30-40 civarında arttırır.

 

3)  DEPO DÜZENİ

         Depo düzeni planı kendi içinde çeşitli adımlardan oluşur.

 

i)       Parametrelerin belirlenmesi:

            Depo düzeni planı için ilk adım, neyin dahil edilip neyin dahil edilmeyeceğinin saptanmasıdır.

         Depodaki plan bir ürün grubu için mi olacak?

         Bütün bir depo için mi olacak?

         Bir çok depoyu kapsayacak bir temel plan mı olacak?

         Sadece var olan yer ve teçhizatla mı sınırlı olacak?

         Yoksa firmanın politikaları ve geri dönüş imkanları da düşünülerek yeni yer ve teçhizat olanakları hesaba katılacak mı?

         Ya da, plan sadece düzen içindeki envanteri göz önüne alarak mı sınırlanacak?

         Yeni düzen diğer envanterlerin saklanmasına ve tutulmasına etki edecek mi?

         Bu ve daha bir çok soru bir düzen projesinde kullanılacak gerçekçi parametreleri oluşturur. Bu tip sınırlamalar ve sınırlar olmadan proje düzensiz daralır ya da genişler. Plansız bir şekilde elde dilen ilk verilerin son veriler geldikten sonra kullanışsız hale gelme riski doğar.

         Düzen planına ayrılacak zaman da gerekirse önceden kararlaştırılmalıdır. Fonksiyon bazında neler yapılacağı, her birine ayrılacak zaman ve program içerisindeki gelişimi gösterecek bir akış şeması projeyi yolunda tutmanın iyi bir yöntemidir.

  

ii)     Amaçların oluşturulması:

            Projenin parametrelerini belirlerken amaç da açıklığa kavuşmalıdır. Bu sebeple “ne” sorusu (parametreler), “neden” sorusundan (amaçlar) ayrılamaz.

         Depo düzeni amaçları tamamen bağımsızdır, çünkü sizin amaçlar adına düşündükleriniz şirketin tepe yöneticisinin düşüncelerinden çok farklı olabilir. Aşağıda sıralananlar depo faaliyetlerinin düzgün işlemesi adına genel amaçlardır ve bazıları spesifik olarak bazı düzen programları ile ilişkilidir. Bütün liste tamamıyla her depoya uygulanamaz. Listede geniş anlamda ve farklı türde amaçlar bulunmaktadır.

         Depo düzeni için amaçlar bütünü şöyledir:

Ø       Hizmetten kısmak pahasına minimum depolama maliyetlerinin sağlanması

Ø       Mevcut hizmet anlayışını bozmadan minimum depolama maliyetlerinin sağlanması

Ø       Maliyetlere bakmaksızın rakiplerin hepsinden daha iyi hizmet sağlanması

Ø       Mümkün olan en düşük maliyet seviyesinde rekabetçi hizmet sunulması

Ø       Firmanın ürünleri için adeta bir vitrin oluşturacak şekilde tutma ve saklama faaliyetleri sağlanması

            Depo düzeni programı için spesifik amaçlar ise şöyledir:    

Ø       Alan etkinliğini düşürmeden alan kullanımını geçmiş yıl ortalamalarının %20 üstüne çıkartmak

Ø       Alan etkinliğini hesaba katmadan en etkin tutma faaliyeti sağlamak

Ø       Alan kullanımını; teçhizat giderleri, alan, hasar ve iş gücü gibi etkenlere bağlı kalarak optimize etmek

Ø       Her ikisi için de maliyetin ne kadar artacağını belirleyerek, alan kullanımı ve işletme etkinliğini ikinci plana almak ve depoyu mükemmel bir saklama alanı haline getirmek

 

iii)   Gerekli bilginin toplanması:

            Düzenin amaçları ve parametrelerinden sonraki adım, diğer adımlarla en uyumlu şekilde çalışılmasını sağlayacak bilgi toplama safhasıdır.

         Her karmaşık problemde olduğu gibi; çözüm, sahip olduğumuz bilgiyle direkt ilişkiye bağlı olarak kolaylaşır. Az şey biliniyorsa doğru kararı vermek çok güçtür, zamanla geçerli bilgiler toplandıkça karar almak kolaylaşır. Zayıf alternatifler elenir ve doğru karar kendiliğinden ortaya çıkar. İşte depo düzenindeki karmaşık değerlendirmelerde de olan budur. En zor kararlar bile yeterli ve geçerli bilgi sağlandığında kolay idare edilebilir hale gelir.

*       Depo alanı boyutlarının tam ölçülmesi:

         Faaliyet alanının boyut özelliklerine karar verilmesi sırasında orijinal inşa kopyalarının alınması ve incelenmesi gereklidir. Ancak unutulmamalıdır ki mimarlar da insandır ve genel bir takım hatalara düşebilirler. Ayrıca bu çizimler, depo düzeni oluşturulmasında gereksiz detaylar da içerebilir. Ancak toprak ve zemin yapısı gibi başka hiçbir yerde bulunamayacak hayati bilgileri de içerdikleri kesindir. Yine de çoğu kez bu çizimler belirlenen boyutlarla çapraz bir kontrol gerçekleştirmek adına analistlerin en iyi yardımcısı ve en genel ölçüm yöntemidir.

Çizimde en azından olması gereken temel noktalar şunlardır:

o        Alan boyutları, saklama yükseklikleri

o        Çatı destek kolonları ve bunların ölçüleri

o        Saklama raf tipi ve kapasiteleri

o        Sabit ekipmanlar

o        Yangın söndürme aletleri ve su kaynakları

o        Depo ofisleri ve çalışma alanları

o        Kapılar, yükleme limanları, havalandırma

o        Benzin tedarik istasyonları

o        Sigorta panelleri, voltaj ve amper kuvvetleri

o        Demir hatları

o        Kamyon manevra ve park alanları

o        Tamir ve bakım kısmı

o        Dinlenme ve yemek odaları

o        İlk yardım olanakları

o        Binanın ve alanın, alma, saklama, sipariş seçme, yükleme ve çalışanlarla ilgili tüm faktörlerini etkileyecek özellikleri.

 

*       Ürün karmasının değerlendirilmesi:

         Düzem planlarını oluşturanların; alma, yükleme ve envanterler ile ilgili en iyi bilgileri almaları, bunları en iyi şekilde fiziksel ve çalışan ihtiyaçlarına dönüştürebilmeleri gerekmektedir. Bu bilgi kurumun resmi kaynakları vasıtasıyla gelmelidir. Şirket Ceo su bir kere “planımız budur ve buna göre hareket edeceğiz” dediği zaman, depolama buna kitlenmeli ve bu yolda ilerlemelidir.

         Depolama asla yalnız başına hareket edemez ve depolama bu sebeple kurum planının ayrılmaz bir parçasıdır.

 

*       Tutma ve saklama teçhizatları:

         Ürün karmasının fiziksel ve faaliyetsel özellikleri, depo düzenine hayat veren ekipmanın türünü ve miktarını belirler.

         Buna ek olacak değerlendirmeler, deponun finansal ve hizmet özelliklerine bağlı olarak kurumun ortaya koyacağı politikalarıdır. Eğer firma sadece yüksek gelir grubu içerisindeki müşterilerine hizmet götürme amacında ise ve deponun görevlerini en etkin şekilde yerine getirmesini arzuluyorsa, bu durumda ihtiyaç duyulan depo düzeni zaten kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.

         Ancak firma, depoyu fazla envanterin saklanacağı bir yer olarak görüyor ve servis kalitesine de az önem veriyorsa tam tersi bir düzen oluşması kaçınılmazdır. Bu düzenler birbiriyle tamamen ters olsa da firmanın amaçları doğrultusunda her iki tarz da uygun olabilir.

  

iv)  Bilginin analiz edilmesi:

            Elde edilen bilgiler ilgisiz olarak gözükse  yada sadece bir sayısal değer olarak görülse de hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir. Bunun yanında bilgiye hak ettiğinden fazla sayısal değer de yüklenmemelidir. Çünkü gerçekçi olamayacak kadar yüksek ve düşük değerler çok yanlış sonuçlara varılmasına sebep olur. Örneğin; maksimuma yakın yer kullanımı başarısı gözükürken yükleneceği zaman ürünlerin bulunamaması gibi sorunlar ortaya çıkabilir.

         Diğer taraftan tüm malzemeler kolay bulunabilecek yerlerde, küçük yığınlar halinde ve her çalışanın kolayca uzanabileceği yükseklikte olmalıdır. Bu tip saklama alternatifleri, elde tutma zamanı açısından tasarruf sağlayacak ancak yer kullanımı açısından israf anlamında toplam maliyetleri de yükseltecektir.

         Elde tutma zamanı ve yer kullanımı ile ilgili standartlar, iyi bir depo düzeni oluşturulmasında vazgeçilmez unsurlardır.

*       Elde tutma zamanı standartları:

         Bu noktada verilebilecek bir örnek;normal bir çalışma günü oranında, belli bir miktarın alınması, belli bir mesafeye taşınması ve stratejik noktaya bırakılmasıdır. Bu oran genelde saate 5 km. hızla yürümeye eşittir. Burada işin karmaşıklığı, kişisel performans,yorulma toleransı, kesilmeler ve daha bir çok şeyin hesaba katılmasıdır. Elde tutma zamanı standartları, alma talimatları ve iş için gerekli bilgiyi göndermek de dahil olmak üzere tüm faaliyetleri içermelidir.

 

*       Yer kullanımı standartları:

         Örneğin; belirlenmiş bir saklama şekline bağlı kalarak, belirli ekipmanlar kullanılarak, belirli miktarda ürünün saklanması için gerekli olan kübik alan buna örnektir. Yer kullanımı standartları, elde tutma zamanı standartlarına göre hem geliştirilmesi hem de kullanılması daha kolay standartlardır.

 

*       Düzen modelinin kullanılması:

         Vazgeçilemeyecek unsurlardan biri de, deponun modeli ve düzen elemanlarıdır. Çünkü bu şekilde planlama görsel hale gelecek ve tekrar düzenleme imkanları daha kolay yapılabilecektir.

 

v)    Düzen planının uygulanması:

            Düzen uygulamasının en etkili ve düzenli yolu, tüm saklama raflarının ve diğer ekipmanların monte edildiği. Zemin ve koridor düzenlerinin oluşturulduğu boş bir binada işe başlamaktır. Daha sonra stoklar geldikçe önceden hazırlanan plana göre yerleştirilir.

         En büyük zorluklardan biri, bir deponun boşaltılması, malların yeni bir depoya nakledilmesi ve bu sırada hala müşteriye nakliyatların devam etmesi durumudur. Diğer karmaşık durum da, yeni depoya uygun mallar geldiği anda müşterilere nakliyeleri yapma zorunluluğudur. Düzen uygulamasında her yeni boyut, işin içine eklendikçe zorluk derecesi de artar.

         Diğer bir düzen uygulaması da, mevcut düzenini değiştirmek isteyen ve mevcut durumda hala faaliyet gösteren depolarla ilişkilidir.

         Değişim esnasında, halen alma ve gönderme işlemlerine devam edilmesi ise olayı bir kat daha karmaşık hale getirir.

         Eğer yeni düzen deponun sadece ufak bir kısmını ilgilendiriyorsa, bu mevcut kadronun fazla mesai yapmasıyla çözülebilir.

         Eğer yeni düzen deponun tamamı yada çok büyük bir kısmında olacaksa, part-time yardım ve buna ilaveten yine fazla mesai ile çözülebilir. Bu tip bir düzen değişikliğinin karmaşıklığı düzen ebatlarına, stratejik kilit birimleri sayısına ve süreç sırasındaki alım ve nakliye hacmine bağlı olarak değişir.

 

4)  DEPOLAMA ARAÇLARI:  

         Malzemelerin depolanma, sevk, nakil ve elleçleme işlemleri tüm sanayi faaliyetler için de hayati bir önem taşımaktadır. Bu işlemleri gerçekleştirmek için kullanılan ekipmanlar üretim sürecinin başladığı ilk basamaktan ürünün tüketiciye veya kullanıma sunulduğu hatta atıkların toplandığı tüm aşamalarda önemli bir rol üstlenmektedir. Bu donanım ve ekipmanlar endüstriyel işlemlerde verimlilik artışı sağlamak yolunda da giderek gelişip çeşitlenmektedir.

         Mallara zaman ve yer faydası yaratan depolarda, malların istenilen şekilde saklanması, düzenli bir şekilde istiflenmesi, işlemlerin en ekonomik ve en etkili şekilde yapılması gibi gereksinimlerle insan gücünün yanında bir takım araçların kullanılması gereği doğmuştur.

 

i)       Taşıma araçları:

            Malzeme naklinde kullanılan araçlar dizayn, performans, gördükleri iş ve fiyat gibi faktörler açısından çok çeşitlidir. Yeni araç alınırken yüzlerce çeşit aracı kendi özelliklerine göre, ayrıntılarıyla değerlendirmek ve diğerleriyle kıyaslamak güçtür.

         Araçları bazı ortak özelliklerine göre karşılaştırmak daha yerinde bir davranıştır.

 

Esneklik

Çalışma boşluğu ihtiyacı

Denetim ve kullanım kolaylığı

Hız

Güç

Taşıma kapasitesi

Hareket yolu

                        Şekil  SEQ Şekil \* ARABIC 1: Taşıma araçlarının karakteristikleri

 

                Malzeme naklinde kullanılan araçlar 3 grupta toplanabilir:

                  

(a)  Sabit izli araçlar (konveyörler-asansörler)

(b)  Sınırlı alanda çalışabilen araçlar (vinçler)

(c)  Geniş ve sınırsız alanda çalışabilen araçlar (traktör-istif arabası)

 

 

Şekil  SEQ Şekil \* ARABIC 2: Standart forklift  

 

(a) Sabit izli araçlar:

           Taşımayı sabit bir rota üzerinde yapabilen araçlardır. Bunların en başında konveyörler gelir. Konveyörler malzemeyi iki nokta arasında tek yönlü hareketle sürekli ve ya kesikli olarak taşıyan sabit yada portatif araçlardır. Çeşitli tipleri vardır.

         Bunlar en belirgin özelliklerine göre şu şekilde gruplandırılabilir:

·   Kaymalı konveyörler: taşıma gücü olarak yer çekiminden yararlanırlar. Malzeme kırılgan ise bu tip konveyörlerin kullanılması sakıncalı olabilir.

·   Bantlı konveyörler: taşıma gücü plastik ve ya benzeri malzemelerden yapılmış elektrik motorundan gelir. Taşıma uzaklığı için limit yoktur.

·   Zincirli konveyörler: taşıma aracı bir motora bağlı sonsuz zincirden ibarettir. Bantlılara göre iki avantajı vardır: Birincisi; sürtünme kayıplarının azlığı, ikincisi ise; çok değişik tipte malzeme taşınabilme olanağıdır.

·   Hava basınçlı konveyörler: çevreye toz,buhar ve ya başka yollarla zarar verebilecek malzemelerin taşınmasında kullanılır.

·   Helisel konveyörler: taşıyabilecekleri malzeme cinsi çok çeşitlidir. Konveyöre verilecek malzemenin miktarı önem taşır çünkü aşırı yük sıkışmalara ve sistemin bozulmasına neden olabilir.

·   Titreşimli konveyörler: çeşitli büyüklükteki taneli cisimlerin taşınması için elverişlidir.

 

                            Sabit izli taşıma araçlarının ikinci büyük grubunu elevatör ve asansörler oluşturur. Elevatör bir binanın katları arasında büyük ve değişken hacimli malzemelerin taşınmasında kullanılır. Taşıma eğik doğrultudadır. Asansörler yalnız düşey doğrultuda büyük ve ağır malzemeleri taşırlar.

 

(b) Sınırlı alanda çalışabilen araçlar:

           İki nokta arasındaki taşımayı, sınırlı bir alan içinde yapabilen araçlardır. Kreyn adı verilen bu tür araçların çeşitli tipleri vardır. Şilep tipi gemilerin güvertesinde görülenler bunun benzerleridir.

         Köprülü kreynler, dikdörtgen bir alan içindeki her noktaya ulaşabilirler. Binanın duvar ve kolonlarının taşıma gücü, malzeme miktarı ve maliyet gibi faktörler hesaplanarak yapılan değerleme sonunda köprülü kreyn ekonomik bulunursa dizayn aşamasına geçilir.

 

(c) Geniş ve sınırsız alanda çalışabilen araçlar:

           Taşımayı fabrikanın içinde veya dışında ve geçişe elverişle herhangi bir rotayı izleyerek yapabilen araçlardır. Hareket yolu ray ve benzeri bir yolla sınırlı değildir. Dolayısıyla taşıma alanı bakımından son derece esnek araçlardır. Buna karşılık sürekli taşıma yapamadıkları için kullanma verimleri düşüktür. Bu gruptaki araçlar insan gücüyle çalışan arabalar, motorlu arabalar ve traktör treyler sistemleri olmak üzere üç şekilde gruplanır.

 

ii)     Paletler:

            Yurt içi veya yurt dışına satılan malların nakli esnasında zarar görmemesi ve ekonomik şekilde taşınabilmesi için metal, ağaç veya plastik malzemeden üretilmiş taşıyıcılardır.

         Paletler, depolama ve sevkıyatta kullanılan, çeşitli malzemelerden üretilen ve malın üzerine konulduğu platformdur.                                  

         Paletler forklift asansör ve vinçler tarafından taşınmaya uygundur. Depolamada kullanılan yardımcı araçlardandır. Doğrudan taşıma yapmazlar, alt kısımlarındaki ceplere forklift çatalları yerleştirilerek taşıma gerçekleştirilir. Paletlerin üzerine koyulan yükler malzemenin şekline ve cinsine göre belirli bir düzende yerleştirilebilirler.

         Paletler boyut öncelikli olmak üzere üç genel sınıfta incelenebilir.

         Standart dışlı paletler: Firmaların özel gereksinimlerinden doğan standart ölçülerin dışındaki her türlü palettir. Amacı malzeme depolama, fabrika içi taşımalar ve nadir olarak tesisler arası taşımalardır.

         Europalet: Avrupa ülkelerinin paletlerde standardizasyocna giderek, ölçü, kalite, malzeme cinsi ve nem oranı gibi özellikler saptadıkları standart paletlerdir.

         Amerikan standardı paletler: Amerika, Kanada ve Meksika `da palet standartları Avrupa standartlarından farklıdır.

        

            Şekil  SEQ Şekil \* ARABIC 3: Palet türleri

 

         Palet kullanımının getirileri şu şekilde sıralanabilir.

· Yükleme boşaltma işleminde insan gücünden ve zamandan tasarruf.

· Malzemenin ezilmesinin ve devrilmesinin önüne geçilmiş olur.

· Depolama işlemi daha verimli şekilde gerçekleştirilir.

· Sevkıyat işlemleri hızlandırılmış olur.

· Kamyon, konteynır, tır gibi taşıyıcıların taşıma kapasiteleri arttırılmış olur.

 

         Boş paletlerin yerlerinin daha verimli olarak değerlendirilmesi ancak tüm alanın paletlerden tamamen boşaltılması ile mümkün olmaktadır. Bu nedenle, verim elde etmek ve istiflemeden sonuç almak için paletlerin yerleştirme pozisyonlarının istifleme alanından maksimum verim alacak şekilde yapılması dikkate alınmalıdır.

 

iii)   Raf sistemleri

                 Raf sistemleri, depolarda düzeni sağlamak ve malı korumak amacı için kullanılan donanımlardır.

 

Şekil  SEQ Şekil \* ARABIC 4: Temel raf tipleri

         Çeşitli malzemelerden yapılan raflar kullanım amaçlarına ve boyutlarına göre çeşitli sınıflandırmalara tabi tutulmuşlardır.

·   Kısa ve orta genişlikteki raflar: (short and medium span shelving)

·   Teraslı raflar: (over-rack platform)

·   Yükseklik ayarlamalı raflar: (high-rise shelving)

·   Mobil raflar: (mobile shelving)

 

 

·   Kısa ve orta genişlikteki raflar: (short and medium span shelving)

         Ön ve arka cepheleri açık olan bu tip raflara erişimin kolay olması dolayısıyla depodan çıkması öncelikli olan küçük hacimli mallar yerleştirilir. Aynı türden olan veya benzer yükseklik ve hacimlere sahip malların bu raflarda depolanmaları etkin bir depolama hizmetinin gerçekleşmesini sağlar.

 

·   Teraslı raflar: (over-rack platform)

         Arka arkaya sıralanmış rafların üzerine portatif olarak inşa edilebilen ve yan tarafına konulan merdiven aracılığıyla küçük ve hafif yüklerin yerleştirilebildiği teraslar bulunan raflardır. Burada rafların teraslarla desteklenmesindeki amaç, raflardaki yük yoğunluğunu azaltmaktır.

 

·   Yükseklik ayarlamalı raflar: (high-rise shelving)

         Her bir rafın ürünün cinsine , hacmine, genişliğine ve yüksekliğine bağlı olarak yükseltilebileceği raflardır. Bu özelliğinden farklı özellikteki ürünlerin yerleştirilmesi mümkün olmaktadır. Raf yüksekliği gerekli durumlarda deponun yüksekliğine kadar çıkartılabilmektedir.

 

·   Mobil raflar: (mobile shelving)

         İki raf arasına yerleştirilen ray ve asansör sistemleriyle desteklenen raf türüdür. Asansörler sayesinde raflarda, erişilmesi zor olan yüksek noktalara ulaşılmaktadır. Zemine yerleştirilen raylar ise asansörlerin enlemsen olarak hareketlerini kolaylaştırmaktadır. Bu tür raflar normal raflama kapasitelerini %80 oranında arttırmaktadır.

 

         Raf sistemlerinin kullanılmasının temel amaçları:

·         Düzensizlik ve karışıklığın önlenmesi

·         Doğru ve zamanında paletlemenin yapılabilmesi

·         Ürün birleştirme ve konsolidasyonda kolaylık sağlanması

·         Güvenli bir şekilde istifleme

·         Birbirinden ayrı olarak düzenli bir şekilde sınıflandırma ve muhafaza etme

·         Stoklama alanlarının kullanımında üretkenlik ve verimliliğin arttırılmasında temel yardımcıdır.

  

iv)  Rampalar

            Rampalar, malzemelerin depoya alınma veya depodan sevk edilme işlemlerini kolaylaştırmak için kullanılanaraçlardır.                             

         Rampalar depolardan araçlara mal yüklemede ve yine araçlara mal bindirmede taşıma araçlarıyla, tır ve kamyon gibi araçlar arasında ara yüz oluştururlar.

         Kimi zaman gün içinde birkaç kamyonun gelmesi bile dar boğaza neden olabilir ve yükleme işlemini geciktirebilir. Bu nedenle birden fazla yükleme noktası inşa etmek avantajlıdır.

Rampa çeşitleri:

· Mekanik rampalar:

· Hidrolik rampalar:     

o        Teleskopik lipli rampalar:

o        Döner lipli rampalar:

· Köprü tip rampalar:

· Mobil (hareketli) rampalar:

 

                   Bu rampa çeşitleri arasından tercih yapılırken; depo yüksekliği, hangi yükseklik ve tipte aracın çalışacağı ve ne sıklıkta kullanılacağı göz önüne alınmalıdır.