İTME VE ÇEKME STOK KONTROLSİSTEMLERİ

 

1. LOJİSTİK KAVRAMINA BİR BAKIŞ

Bir işletmenin müşterisi için doğru ürünü; doğru yer ve zamanda, uygum maliyet ve kalitede bulunduracağını garanti etmesi lojistiğin temel felsefesidir.Ronald H. Ballou lojistik kavramını “müşteri ihtiyaçlarını karşılamak  amacıyla, hammaddelerin, işlenmekte olan parçaların, son ürünlerin ve bunlara ilişkin bilgilerin, kaynaktan tüketileceği  noktaya kadar etkin ve ekonomik bir şekilde  akışını ve gerektiğinde depolanmasının planlanması, uygulanması ve kontrol edilmesi sürecidir.” şeklinde tanımlamıştır.

Lojistik yönetici faaliyetleri; üretim, satınalma, fiziksel dağıtım, pazarlama ile ilgili satış sonrası hizmet organizasyonu gibi başlıklar altında toplanabilir.

 

Ø      Üretimle ilgili olarak: Satış ihtiyacını karşılayacak üretim düzeyi belirleme, iş merkezleri içersinde malzeme akışının optimizasyonu, depolama alanlarının ve malzeme taşıma sistemlerinin planlanması ve düzenlenmesi.

Ø      Fiziksel dağıtımla ilgili olarak: Ulaştırma hizmeti seçimi, giden ve gelen sevkıyat çizelgelenmesi, dağıtım merkezleri faaliyet organizasyonu ve planlaması.

Ø      Satınalma ile ilgili olarak: Satınalınanlar için tedarikçilerin seçimi, hammaddeler, fiyat düzeyleri ve spesifikasyonlar, miktar ve düzey belirleme, işin belirli bölümlerini gerçekleştirecek taşeronların seçimi.

Ø      Satış sonrası hizmet faaliyetlerinin organizasyonlarında ise: Satış tahminin müşteri gerçek ihtiyaçlarına uygunluğunun onaylanması, müşterinin teslim tarihlerine uyan teslim çizelgeleri ve müşteri ihtiyaçlarına uyan ambalaj gibi konular lojistik yöneticisi faaliyet alanı içindedir.

 Tedarik Zinciri kavramına bakacak olursak; lojistik yönetimi ile özdeş olan tedarik zinciri kavramını Lee ve Billington: “Malzemelerin tedarik edilmesi, tedarik edilen malzemelerin yarı mamul veya son ürünlere dönüştürülmesi ve son ürünlerin müşterilere dağıtımı fonksiyonlarını yerine getiren tedarikçiler, fabrikalar, depolar, dağıtım merkezleri  ve perakendeciler ağıdır.” şeklinde tanımlamışlardır.

2. STOK KAVRAMI

 2.1. İşletmelerde Stok Kavramı ve Stok Politikası

Bir üretim sisteminde üretilen mamule dolaysız veya dolaylı olarak katılan bütün fiziksel varlıklar ve mamulün kendisi stok kavramı içerisinde düşünülebilir. Stoklar, döner sermayenin bağlı bulunduğu iktisadi kıymeti olan ve bir sermaye yatırımı olarak kabul edilen fiziksel unsurlardır.

Genel anlamda stok, üretilen veya satın alınan ve kullanılmak için bekletilen malzemedir. Ekonomik değeri olan, atıl kaynaklar olarak tanımlanan stoklar, birçok işletmede büyük yatırımları temsil ederler. Çoğu zaman stok ve envanter sözcükleri birbirlerine yakın anlamda kullanılmıştır. Ancak bu iki kavram özde farklılık taşır. Stok, somut olup, belli bir sınıra sahip, birikmiş bir düzeydir. Envanter ise, bir birime sahip ölçülmüş stok büyüklüğüdür ve muhasebede genellikle yıl sonlarında yapılan fiziksel sayım yolu ile stok tespiti anlamına gelir. Envanter aynı zamanda işletmenin sahip olduğu malların ve servetin gerekli özellikleri ile birlikte gösterildiği ayrıntılı bir listenin hazırlanmasını ifade etmektedir.

Stok’ un, iktisadi yönden bir tarifini vermek gerekirse: “ Ekonomik değeri olan, atıl bir kaynaktır ” diyebiliriz. Bu tarif analiz edildiğinde, şu unsurlar görülecektir: Bu kaynak içinde talep vardır. Talep, stoktan yapılan çıkışlarla karşılanmaktadır. Stoklar ise, yeni girişlerle beslenmektedir. Stokları, bir diğer şekilde şöyle tanımlayabiliriz: “Eksiksiz, tahmine dayanan bir ekonomide, zorunlu bir yatırım olup, değişen bir talep veya tam tersi, mevsimlik karakterdeki doğal kaynaklar aracılığıyla karşılanan, devamlı bir talep karşısında, muntazam bir üretimi, süratli ve düzgün satın almayı sağlar.” Başka bir deyişle stok, “gelecekteki ihtiyaçları karşılamak için, en iktisadi olan stok miktarlarının, işletmenin üretim, satış ve mali durumu da dikkate alınarak belirlenmesini ve stok miktarlarının sürekli kılınmasını kapsar.”

Sipariş üzerine çalışan atölye büyüklüğünde bir sistemde stok bulundurmaya pek gerek yoktur. Zira hammaddeler sipariş alındıktan sonra tedarik edilir ve mamul bittiğinde müşteriye derhal teslim edilir. Üretim sistemi büyüdükçe, hele mamul çeşidi arttıkça, tedarik, talep ve imalata ilişkin faktörlerdeki belirsizlik ve aralarındaki ilişkilerin karmaşıklığı stok bulundurmayı zorunlu kılar. Bir örnek olarak belirli bir mamule ait satışlar ile üretim programı arasındaki ilişkiyi göz önüne alalım. (Şekil 1) de herhangi bir imalat işletmesinde kümülatif satış ve üretim miktarlarının bir yıl içindeki değişimi gösterilmiştir.

Şekil 1: Bir İmalat İşletmesinde Kümülatif Üretim ve Satışların Değişimi

 Üretim ile satışların birbirine paralel gitmesi hemen hemen olanaksızdır. Makina kapasitelerinin mümkün en yüksek düzeyde kullanılması, iş yüklemenin düzgün yapılabilmesi ve hazırlık faaliyetlerinin düşürülmesi üretim hızının sabit tutulması ile gerçekleşebilir. Ancak bu takdirde, üretimin satışların üstünde gitmesi halinde artan miktarın stoklanması, aksi durumda ise stoktan satış yapılması söz konusudur. İşletmede stok bulundurulması, ilerde ayrıntılı olarak inceleyeceğimiz çeşitli maliyetlerin ortaya çıkmasına sebep olur. Buna karşılık üretim hızının düzgün yürütülmesi ve müşteri isteklerinin zamanında karşılanması ile sağlanan avantajlar vardır. Stok kontrolunun amacı, bu konudaki olumsuz ve olumlu maliyet unsurları arasında, işletme açısından en uygun denge noktasının bulunmasıdır.

            Stok, üretimde beklenmeyen durumlar, gecikmeler, mevsimlik dalgalanmalar ve diğer düzensizliklere karşı işletmeyi güvence altına almak üzere atıl bekletilen ancak gerektiğinde kullanılacak olan kaynakları ifade eder. Başka bir deyişle, bir üretim sisteminde üretilen mamule dolaylı veya dolaysız olarak katılan bütün fiziksel varlıklar ve mamulün kendisi stok kavramı içinde düşünülebilir. Bundan dolayı stok, işletmede bulunan hammadde, yarı mamul ve mamulleri kapsar ve söz konusu varlıkların miktarı veya parasal değeri ile ölçülür.

             Stok, üretimde beklenmeyen durumlar, gecikmeler, mevsimlik dalgalanmalar ve diğer düzensizliklere karşı işletmeyi güvence altına almak üzere atıl bekletilen ancak gerektiğinde kullanılacak olan kaynakları ifade eder. Başka bir deyişle, bir üretim sisteminde üretilen mamule dolaylı veya dolaysız olarak katılan bütün fiziksel varlıklar ve mamulün kendisi stok kavramı içinde düşünülebilir. Bundan dolayı stok, işletmede bulunan hammadde, yarı mamul ve mamulleri kapsar ve söz konusu varlıkların miktarı veya parasal değeri ile ölçülür.

            Stok politikası veya stok yönetimi, gelecekteki talebi karşılamak için ürünlerin ve gerekli maddelerin en iyi şekilde temin edilmesi temeline dayanır. Bir işletmenin etkin ve verimli bir faaliyet göstermesi, stok politikası ile yakından ilgilidir. Stok politikası, işletmenin üretim, satış ve finansal koşullarını göz önüne alarak, işletmenin yapısına göre en ekonomik stok miktarını belirlemeyi ve bu miktarı aynı seviyede tutmayı amaçlar. Stok politikası, hammadde ve malzemenin tedarik edilmesinden, yükleme ve boşaltma işlemlerine, malzemenin işletme içindeki akışının düzenlenmesinden depolanmasına ve parçaların veya tamamlanmış ürünlerin sevkine kadar geniş bir uygulama alanını kapsar.

             İyi bir stok politikası için aşağıdaki sorular her zaman göz önünde bulundurulmalıdır:

Ø      Elde tutulması gereken en uygun stok düzeyi nedir?

Ø      Talep edilecek ekonomik sipariş miktarı nedir?

Ø      Sipariş verme zamanı ne olmalıdır?

 

2.2. Stok Bulundurma ve Bulundurmama Nedenleri

 

İşletmelerde stok bulundurma nedenleri genel olarak iki başlık altında toplanabilir: İşletme, kararlaştırılmış bir stok planı olmadığı halde, kendi iradesi dışında oluşan bir stok bulundurabilir. Bu istenmeyen stok, işletmenin belirli bir dönemde elden çıkarmayı planladığı malların, düzensiz satışlar ve kullanımlar sonucu elinde kalması durumunda ortaya çıkar. Diğer yandan işletme, kendi yararına uygun olarak belirli bir malı belli bir sürede elinde bulundurmayı kararlaştırmış olabilir. İşletmenin bu tip stoklama politikasının amacı, mevcut ve gelecekteki ihtiyaçları karşılamak, beklenmeyen ve ani bir ihtiyacın ortaya çıkması halinde tedarik güçlüklerini göz önüne almak istemesidir. Başka bir deyişle, talebin değişebilirliği, belirsizlik şartları, işletmenin kapasitesi, çeşitli faaliyetler için zamana ihtiyacın olması gibi nedenler, stokların doğmasına neden olur.

Stok, tedarik zamanındaki belirsizliklerin doğurduğu riskleri de ortadan kaldırır. Sürekli bir üretim için, birçok işletmede hammadde ve yedek parça stokları bir zorunluluktur. Mevsimlik dalgalanmaların geçerli olduğu mal ve piyasalarda denge unsuru olarak stoklara ihtiyaç vardır. Malın üretiminin mevsimlik olduğu durumlarda da devamı ve istikrarı, bir seviyede olan talebin karşılanması için üretim devresinde bütün dönemin talebini kapsayan ölçüde üretimde bulunmak, bunu stok halinde muhafaza etmek ve talep oldukça arz etmek gerekir.

Diğer bir stok bulundurma fonksiyonu da hammadde talepleriyle ilgilidir. Büyük miktarlardaki alımlar, alış iskontosundan yararlanma imkanı sağlar. Böylece maliyetler düşürülebilir.

Stok bulundurmanın yararları yanında dezavantajları da vardır. Bunların başında, stok bulundurmanın meydana getirdiği maliyetler yer alır. Stoklar çok fazla yer kaplayabilir, depolama ve sigorta giderleri yüksek olabilir. Ayrıca gereğinden fazla depo personeli kullanmak gerekebilir. Stoklar, durdukları yerde bozulup eskime, değer kaybetme, çalınma gibi durumlarla da karşılaşabilir. Sermayenin gereğinden fazla stoklara bağlanması da fırsat maliyetini oluşturur.

2.3. Stok Türleri ve Fonksiyonları

 Çok sayıda stok kaleminin bulunduğu işletmelerde her stok kalemi aynı öneme sahip değildir. Stokların, önem derecelerine göre kontrol yöntemlerinin uygulanması için sınıflandırılmaları gerekir. Yapılan bu sınıflandırma aynı zamanda stok yönetiminin de daha kolay ve etkin hale gelmesini sağlar. Bir işletmedeki stoklar, şu şekilde sınıflandırılabilir:

2.3.1. Hammadde Stokları:

İşletmede imalata giren ve üzerinde işlem yapılarak değer kazandırılan stoklardır. Gelecekte üretimi planlanan mamul miktarı, üretimin mevsimlik olması, stok tutma maliyeti, hammaddelerin dayanma süresi, hammadde fiyatlarındaki gelişmeler ve beklentiler, büyük miktarlardaki alımlarda sağlanacak tasarruf, tedarik süresi ve emniyet stok miktarı gibi faktörler hammadde tutarını etkiler.

 2.3.2. Yarı Mamul Stokları:

Üzerinde yapılması düşünülen işlemleri henüz tamamlanmamış bulunan ve ara depolarda biriktirilen stoklardır. Üretim miktarı, üretim faaliyetinin devamlılığı, imalat süresinin teknik özelliği ve uzunluğu, imalat aşamasında oluşan katma değer ve mamul girdileri için gerekli bazı yarı işlenmiş girdilerin işletme bünyesinde üretilmesi veya diğer firmalardan satın alınması kararı gibi etkenler, yarı mamul stoklarını belirler.

 2.3.3. Mamul Stokları:

Fabrika içinde yapılması düşünülen işlemlerin tümü tamamlandıktan sonra, müşteriye teslim edilmek üzere ambara konulan stoklardır. Satış hacmi, piyasadaki rekabet koşulları, arz ve talep dengesi, üretimin sipariş üzerine veya piyasa için yapılması, üretimin çeşitliliği, hammadde alımının mevsimlik oluşu, talebin mevsimlik oluşu, dağıtım koşullarının işleyişi, satış bölgelerinin çeşitliliği, mamulün fiziki özellikleri ve dayanma süresi, işletmenin depolama olanakları gibi faktörler, mamul stokunu etkileyen faktörlerdir.

              2.3.4. Hazır Parçalar:

Ürünün bir kısmını oluşturan ve genellikle dışarıdan tedarik edilen stoklardır.

 2.3.5. Yardımcı Malzemeler:

Üretimde mamulün meydana getirilmesinde kullanılan fakat onun esasını oluşturmayan maddelerdir. Hammaddelerin tamamlanmalarına yardım ederler. Örneğin, makine sanayisinde vida, somun gibi küçük parçalar yardımcı malzemeleri oluşturur.

 2.3.6. Emniyet Stokları:

Talepteki belirsizliği ve tedarik süresindeki gecikmeleri karşılamak amacıyla elde bulundurulan stoklardır.

2.3.7. İşlem Stokları:

Üretim sırasında işlemler arasında oluşan stoklardır.

 Malzeme stoklarını kullanış amaçları ve imalata yüklenme biçimleri bakımından ikiye ayırabiliriz:

 1.      Direkt Malzeme: Üretim sırasında kullanılan malzemeden mamul yapısı içine girip, mamulün temel öğesini oluşturan, üretim sürecinde fiziksel veya kimyasal olarak değiştirilen madde ve malzemelerdir.

 2.      Endirekt Malzeme:

 a)        Yardımcı Malzeme: Üretim sırasında harcanıp, mamulü etkilemekle birlikte, gerek miktar ve gerek değer olarak mamulün temel öğesini oluşturmazlar. Bunlardan bir mamul birimi için ne kadar harcanacağını doğrudan doğruya saptamak teknik bakımdan zor olduğu gibi, iktisadi bakımdan da anlamlı sayılmaz. Örneğin, mobilya sanayiinde tutkal ve boya; makina sanayiinde vida ve somun gibi.

b)        İşletme Malzemesi: İmalat faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla kullanılan fakat mamul bünyesi içine girmeyen çeşitli malzemelerdir. Özellikle imalatta kullanılan makinelerin çalışması veya bakımı sırasında harcanan yağ, temizlik malzemesi, kırtasiye malzemesi gibi malzemelerdir.

 Stokların üretimde kullanılmak dışında çeşitli farklı fonksiyonları da vardır.

Bunlar ise;

1-      Üretim operasyonlarının ayrılması:
Değişik faaliyetler kullanıldıkları insan kaynakları ve ekipmanları dolayısıyla, prosesteki malzemeler farklı miktarlarda zaman periyotlarında bulunmaktaydı ve kesin bir şekilde birleştirilemiyordu. Bu yüzden parçalar gruplanır ve buna “grup büyüklüğünde envanter” yada “lot-size inventory” denir.

2-      Üzüntüye karşı yastık:

Talep değişmeleri ve tedarikteki kesilmelerin pahalı ve zararlı etkileri vardır. Bu etkileri azaltmak için kullanılan emniyet stokları, “düzensiz değişimlere karşı envanter” yada “fluctuation inventory”, bunları minimize eder.

3-      Seviye Üretim:

Düzenli ve mevsimsel değişimlere göre üretimin imkansız olması, beklenen değişimlere karşı daha önceden üretim yapılmasını zorunlu kılar.

4-      Dağıtım kanallarının doldurulması:

Ulaşımda bulunan malzemelere “ulaşım envanteri” adı verilir.

5-      Beklenen olaylara karşı engelleme:

Tedarikçilerin fiyat arttırması, tedarikçi firmalarda işçilerin greve gitmesi, yeni devlet düzenlemeleri veya buna benzer olaylar “engelleme envanterini” olumlu bir faaliyet haline getirir.

            Stok yönetimi sisteminin amaçları, stok yönetiminin yapıldığı yerin bir üretim işletmesinin yanında bir manav, müze yada bir kan bankası olmasından bağımsız olarak şunlardır.

·        Planlama

Ø      Ayarlama politikaları

Ø      Talep tahminleri

Ø      Teknikleri seçmek ve uygulamak

·        Tedarik etme

Ø      Pozitif sipariş hareketi ( vermek yada arttırmak)

Ø      Negatif sipariş hareketi ( azaltma yada iptal etme)

Ø      Ele geçme

·        Stok tutma

Ø      Fiziksel kontrol

Ø      Muhasebe (kayıtları tutma)

·        Elden çıkarma

Ø      Temizlemek (Kullanılmayan stoklara silip yok etmek)

Ø      Teslimat (Talep kaynağına göndermek)

 Bu fonksiyonların açıklamaları ise şu şekildedir;

·        Planlama:

Normal zamanda, üretim envanterlerinin politika amaçları , her zaman müşteri memnuniyetine, üretim ihtiyaçlarını karşılayacak ve üretim maliyetlerini minimize edecek şekilde minimum envantere sahip olmaktır. Üretim miktarları için gerekli olan tahminler, talep miktarlarıyla kıyaslandığında ikinci sırada kalmaktadır. Çünkü aramamuller ve hammaddeler için  gereksinimler büyük oranda üretim kararlarına ve tekniklerine bağlıdır.

 ·        Tedarik etme:

Sipariş noktası fonksiyonu, üretime göre çok farklı ve gelişmiş kendine has özellikler barındırmaktadır. Hammaddeler, hammaddeden, ürüne geçiş süresince stok politikaları gereği birçok defa tedarik edilir, dağıtılır yeniden tedarik edilir.

Üretilmiş bir ürün için yapılan istekler, kayıplara ve maliyetlere sebep olabilir, Normalde sayısı değiştirilemez , fakat arttırma imkansız olmasına rağmen azaltma mümkündür. Fakat buda genel masrafları arttırır. Sipariş fonksiyonu siparişleri askıya alma fonksiyonunu da içerir. Sonuçta, bir siparişin sayısı ve zamanlaması bir tesis ve bunun tedarikçilerinin kullanıma hazır kapasitesine bağımlıdır.

·        Stok tutma:

            Envanter muhasebesi fonksiyonları, envanter planlama fonksiyonlarına entegre edilebilir yada birleştirilebilir.

·        Elden Çıkarma:

Bir üretim envanteri dağıtımı, her zaman yerine dağıtım şeklinde olmaktadır. Bu da üretim planına uygun olarak  faaliyette bulunan tesislerle, ambarları kapsar. Bir mamul tedarikçiden alındığı yada üretimi tamamlandığı zaman dağıtım için yada başka bir departmanda kullanılması için işaretlenir.

 Üretim içinde, envanter yönetimi üretim planlamadan ayırmak imkansızdır. Envanter planlamanın fonksiyonu üretim planını daha ufak detaylı parça ihtiyaçlarına ve siparişlerine çevirmektir. Bu plan, her birim için neyin işlem göreceği ne kadar göreceği  ve ne zaman sorularına cevap verir. Bu sistemin çıktıları  hem satın alma hem de üretim planlarını etkiler. Envanter programı sipariş önceliklerini ve kapasite ihtiyaç planlamasına imkan verir.

  2.4. Stokların İşletme Açısından Önemi

Modern üretim sistemlerinde stoklar her kademeden yöneticiyi yakından ilgilendirir. Asırlarca önce servetin göstergesi olan stoklar, bugün, artışları endişe ile karşılaşılan ve devamlı kontrol edilmesi gereken bir duruma gelmiştir. Yanlış stok politikaları seçilmesi veya uygulama hataları yüzünden, pek çok işletmenin kritik duruma düştüğü bir gerçektir. İşletmeci için stoklar, kâr zarar hesaplarında yer alan rakamlar sadece finans yöneticilerini ilgilendirir. Halbuki etkin bir stok sisteminde her bölümün rolü vardır. Bazen büyük nakit sıkıntısı içinde olduğu belirtilen bir işletmede, imalat bölümleri arasına dağılmış halde, nakit ihtiyacını karşılayabilecek miktarda lüzumsuz yarı mamul stokları bulunduğu görülür. Bazı işletmelerde, yeterli hammadde stoku bulundurulduğu bilindiği halde, birkaç önemsiz parça yüzünden tüm imalatın aksaması gibi durumlara rastlanır.

Rekabet şartları güçleşen ve kâr marjları azalan işletmeler, faaliyetlerini sürdürebilmek için stokları üzerinde daha titiz kontrol kurmuşlardır. Yatırımlarındaki verimliliğin artması, yöneticileri işletme sermayesini daha dikkatli ve rasyonel kullanmaya yöneltirken, daha titiz bir stok politikasını da zorunlu hale getirmiştir. İşletmeler, ucuz satış gibi tedbirlerle fazla stoklarını nakte çevirdiklerinde zarara uğradıklarından, stoklarını daha önceden kontrol etmeye başlamışlardır.

Böyle bir sistemin işletme ekonomisi açısından sağlayacağı yararlardan başlıcaları şöyle sıralanabilir

Ø      Üretim faaliyetlerinin düzgün biçimde yürütülmesine yardımcı olur. Malzeme ve parça yokluğu yüzünden boş beklemeler minimuma iner. İş istasyonları arasındaki yığılmalar azalır.

Ø      Stoklara bağlanan parça tam ihtiyaca göre saptandığından sağlıklı bir finans yönetimine imkan sağlar.

Ø      Tedarik ve satış masrafları azalır.

Ø      Üretim programlarının kolay ve gerçeğe uygun düzenlenmesi mümkün olur.

Ø      Etkili bir maliyet muhasebesi sisteminin ihtiyacı olan bilgilerin pek çoğu kolay ve duyarlı biçimde toplanabilir.

Ø      Dikkatsizlik yüzünden ziyan olan malzeme ve mamullerin miktarı azaltılır, düzeltme için vakit geçmeden müdahale edilebilir.

 3. İTME ve ÇEKME SİSTEMLERİ

Üretim kontrol sistemleri genel olarak “itme” ve “çekme” sistemleri olarak iki sınıfa ayrılabilir. Bu iki sistem kısaca şöyle özetlenebilir.

            Klasik sistemler iten sistemlerdir ; üretim ve envanter kontrolü, tahmin edilen talep değerlerine dayanır.; bu değerlere göre üretim çizelgesi saptanır Zaman içinde bu çizelge dikkate alınarak üretim yapıldığı için iten sistemler, çoğu kez çizelgeye dayalı sistemler olarak adlandırılır.

İmalatçıların çoğu talep tahminlerine dayanarak üretim çizelgelerini hazırlamaktadırlar. Bu iş emirlerine göre işler atölyeye verilir, işler öncelik sırasına göre iş merkezlerinde işlenir. Parçalar imal edilir ve gerekli olduğu bir sonraki atölyeye veya stoğa gönderilir. Böylece malzemeler çizelgeye göre üretim boyunca itilirler. Bu ortamda üretim süreçleri daima bir sonraki sürecin ihtiyacını karşılayacak şekilde üretim yaparlar. Ancak bu durumda üretim süreçlerinin birinde oluşan bir sorunda yada talepteki dalgalanmalardan kaynaklanan değişikliklere hızla uyum sağlamak kolay değildir, üretim hızının değişiklikler doğrultusunda uyarlanabilmesi - çizelgelerin revize edilerek ilgili birimlere yeniden gönderilmesini gerektirir. Bu tür düzenlemeleri oldukça çok zaman almalarından dolayı , iten klasik sistemlerde üretimin sürdürülebilmesi için yüksek ara stoklarla çalışmak kaçınılmaz olmaktadır.

İtme sistemi çizelge esaslı bir sistemdir. Ürünlerin talebi için bir plan yapılır ve talebi karşılamak için bir üretim çizelgesi hazırlanır. Çizelge üretimi iter. Talep ileriye yönelik olarak tahmin edilir ve kötü tahminler, fazla tutulan stoklarla karşılanmaya çalışılır. 

İtme sistemlerinin MRP bünyesinde ortaya çıkardığı sorunlar şunlardır : 

Ø      MRP, üretim ortamının sabit olduğunu,  başka deyişle temin sürelerinin sabit olduğunu varsayar.

Ø      Tüm değişkenleri kapsayan bir temin süresi dikkate alınarak yapılan bir MRP’de –MRP geriye  doğru bir çizelgeleme yaklaşımı olduğundan- işler, daha önce üretilmek üzere imalat sistemine gönderilir.

Ø      MRP, prosesin sahibinden uzak bir kontrol sistemidir.MRP, bilgi yoğundur ve bir yönetim bilişim sistemi veya merkezi planlama bölümünün idaresini gerektirir.

Ø      MRP sistemlerinin uygulamaya alınması ve geçerliliğinin sürdürülmesi, karmaşık ve pahalıdır.

Çekme sisteminde ise sonraki proses bir önceki prosesin deposundan , sadece kullanıldığı hız, miktar ve zamanda parçaları talep eder ve çeker. Bu nedenle talebin çektiği sistemler olarak adlandırılırlar. Tam zamanında üretim sistemleri çeken sistemlerdir. Çeken sistemlerde, üretim çizelgesi sadece son üretim çizelgesine gönderilir. Hangi ürünün ne zaman ve ne miktarda üretileceğinin sadece son süreç tarafından bilinmesi , bu sürecin önceki süreçlerden sadece kendi kendisine gereken parçaları çekmesini sağlayacaktır. Diğer tafartan bir sonraki sürecin parça çekimi olmadan bir önceki proseste üretim yapılmayacak, sonuç olarak her proses kendisinden sonra gelen proseslerin taleplerini karşılamak üzere tam zamanında üretim yapacaktır.Sonraki üretim süreçlerini önceki süreçlerden sadece gerekli zaman ve gerekli miktarlarda parça çekmesi süreçler arasında oluşan ara stokların ara stok düzeyinde oluşan ara stokların ve ara stok düzeylerinde oluşan dalgalanmaların minimize edilmesini sağlayacaktır.

Çekme sistemlerinde., merkezi planlama sistemlerindeki , tüm süreçlere üretim çizelgesi gönderilmesi uygulaması yerine çizelgelerin sadece son üretim sürecine gönderilmesi ve son süreçten geriye doğru çizelge gereklerim kanbanlar aracılığı ile yerine getirilmesi pazar koşullarındaki değişmelerin anında ve kolaylıkla üretim sistemine yansıtılmasını sağlayacaktır.

Çekme sistemlerinde malzeme hareketleri, programlanmış kullanım oranlarına göre değil gerçek kullanım oranlarına göre ayarlanır. Çekme sisteminin bir başka özelliği de, envanterlerin dinamik yapıda olması ve depolarda veya paletlerde tutulmamasıdır.

 3.1. Kanban Sistemi

Kanban sistemi bir üretim çizelgeleme ve envanter kontrol sistemidir. Japoncadan gelen kanbanın bu dildeki anlamı "karttır.

Kanban sistemi ; bir işletmenin her prosesinde ve aynı zamanda işletmeler arasında gerekli zamanda , gerekli miktarlarda gerekli ürünlerin üretimini uyumlu olarak kontrol eden bir bilgi sistemidir.Kanban sistemi üretim çizelgelemek , envanter kontrol etmek , kullanmak ve üretim aktivit el erini gerçekleştirmek için bir kart kullanır. Kanban genellikle şeffaf plastik bir zarf içine konmuş dikdörtgen bir karttır.Kanbanlar daima üretim akışına ters yönde , ancak fiziksel birimlerle birlikte sondan başa doğru hareket ederek üretim birimlerini birbirine bağlarlar. Üretim süreçlerinin bu şekilde birbirine bağlanması sonucunda ise sadece gereken parçalar gerekli olan miktarlarda ve gerektiği zamanda üretilmekte ve süreçler arasında ara stoklara ihtiyaç kalmamaktadır. Bu zincirin işletme dışında satıcılara kadar uzatılması durumunda ise hammade stokları da kaldırılmış olacaktır.

Kanban sisteminde kullanılan kanban kartları genellikle dikdörtgen biçiminde , plastik karton veya metal olan ve üzerinde belirli bilgileri taşıyan kartlardır. Kanban kartlarının içerdiği bilgiler aşağıdaki şekilde sıralanabilir:

Ø      Kullanıldığı Yer Parça Numarası Parça Adı Parçanın Tanımı

Ø      Kanban Numarası

Ø      Parça Sayısı / Kanban Oranı

Ø      Kanbamn düzenli olarak konulduğu kutunun kod numarası veya ismi

Ø      Kanbanın teslim edileceği iş istasyonunun yeri ( Kod numarası veya tanımı)

Ø            Kanbanlar kullanıldıkları yere veya amaca göre adlandırılmaktadır.

 3.1.1. Kanban Çeşitleri

Kanban sisteminin tam olarak anlaşılabilmesi için sistemde kullanılan kanban kartı tiplerinin ve sistemin temel ilkelerinin incelenmesi gereklidir.Uygulamada genellikle iki tip kanban vardır::  Çekme Kanbanı ( Witdrawal Kanban ) *Üretim - Sipariş Kanbanı ( Product - Ordering Kanban )

Ø      ÇEKME KANBANI

Bir sonraki istasyonun , bir önceki istasyondan çekmek istediği parça cinsi ve miktarını belirleyen ve parça / malzeme çekmek amacı ile kullanılan karttır.Çekme Kanbanı ile söz konusu parça için bir önceki operasyonun dövme işlemi olduğu ve talaşlı imalat M-6'da bulunan taşıyıcının, tahrik pimini alabilmek için B-2 no'lu dövme istasyonuna gitmesi gerektiği belirtilmektedir. Ayrıca söz konusu parça için bir sonraki operasyon talaşlı imalattır. Kutu kapasitesi 20 adet olup kutu şekli B olarak belirtilmiştir. Bu kanban yayınlanan sekiz kayıtın dördüncüsüdür.

Parça Arka no ise Parça için tanımlanmış bir kısaltmadır.

Stok Raf No: 5E215 Parça Arka No: A2. 15

 

Önceki Operasyon Dövme B-2

Sonraki Operasyon Talaşlı İmalat M-6

 

Parça No      : 356 70 S 07

 

Parça Adı    : Tahrik Pimi

1

 

Araba Tipi : S X 50 BC

 

Kutu Kapasitesi

 

Kutu Tipi

 

Sayı

 

20

 

B

 

4/8

 

Şekil 2: Çekme Kanbanı

 Ø      ÜRETİM - SİPARİŞ KANBAN1

Bir önceki istasyonu üretmesi gereken parça cinsi ve miktarım belirleyen üretim sipariş kanbam sadece üretim kanbam olarak da adlandırılmaktadır.

Stok Raf No : F26-18

 

Parça Arka No: A5 - 34

 

Operasyon

 

 

Talaşlı imalat SB -8

 

 

Parça No

 

: 356 70 s 07

 

 

Parça Adı

 

Tahrik Pimi

 

 

Araba Tipi

 

SX50BC- 150

 

 

Şekil 3 : Üretim Sipariş Kanbam ( Product - Ordering Kanban )

Şekilde verilen üretim sipariş kanbanı ; SB - No' lu Talaşlı imalat operasyonunun

S X 50BC - 150 kodlu araba tipi için krank mili üreteceğini göstermektedir. Ayrıca krank milinin F26 - 18 Nolu stok rafına yerleştirileceği belirtilmektedir.

Uygulamada kullanılan temel kanban çeşitleri şekildeki gibidir.

Şekil  4  :  Kanban Çeşitleri

 Ø      DİĞER KANBAN ÇEŞİTLERİ

Uygulamada daha başka kanban tipleri de kullamlmakrtadır.Üretim  Sipariş  Kanbam  ve  çekme  kanbanı  dışında kullanılan diğer kanban çeşitleri şu şekilde sıralanabilir:

 A) Tedarikçi Kanbanı: Dışarıdan tedarik edilecek parçaların teslimi konusunda taşeron firmalardan istenen talimatları içeren bir çeşit çekme kanbanıdır. Şekilde örnek bir tedarikçi kanbanı görülmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Teslim

 

Teslim edilecek deno rafi

 

 

Teslim alınan firmanın adı

 

 

Parça No

 

 

 

 

Taşeron

 

 

Parça Adı

 

 

 

 

Depo raf no

 

Nihai ürün no

 

Kap kapasitesi

 

 

Teslim   alan

 

 

 

 

Satın alman parça kanbanı

 

 

 

 

 

Şekil  5  :  Tedarikçi Kanbanı

  B) Acil İhtiyaç Kanbanı: Bu tür kanbanlar hatalı bir işlem , sonradan yapılan eklemeler veya talepte oluşan ani değişmeler sonucundasa geçici olarak dağıtılan ve iş sona erdiğinde hemen toplatılan kanbanlardır.Bu tip için hem çekme hem de üretim kanbanları mevcuttur. Acil İhtiyaç Kanbanı şekilde görülmektedir.

 

 

 

f]

 

 

 

Hücre

( proses )

 

 

 

Depo

 

Nihai ürün no :

 

parça no:

 

parça adı:

 

Kap                     Dağıtım

 

 

 

Şekil  6 :   Acil İhtiyaç Kanbanı

 

 C) Özel Kanban: Sipariş üretimi için hazırlanan ve her sipariş için dağıtılıp toplanan bir kanban türüdür. Şekilde bu türe örnek gösterilmektedir.

 

/                         Üretim kanbanı

 

Hücre

 

/  Depo

 

Nihai ürün no :

 

/Parça no :

 

 

Parça Adı :

 

\ Kap Dağıtım

 

\ Araba Tipi    Kapasitesi

 

 

 

     

Şekil  8 : Özel kanban

 

D)İşaret(Sinyal) Kanbanı: Bir çeşit üretim kanbamdır. Parti üretiminin siparişe yönelik üretimin yerini aldığı duaımda, bir işaret kanbanı parti içindeki bir kutuya etiketlenir. Eğer bu kanbanm etiketlendiği konumdan daha düşük seviyede çekme yapılırsa, üretim kanbanı işaret kanbanmın uyarısıyla devreye sokulur. Şekilde bir işaret kanbanı örneği verilmektedir.

 

Şekil 9 : İşaret Kanbanı                                        

E) Malzeme Kanbanı: Bu kanban türü parti üretiminde malzeme gereksinimi için kullanılır. Eğer yeniden sipariş noktası işaret kanbamndan daha yüksekte kurulu ise bölümde üretim sorun olmaya başlamadan onca malzeme gereksinimi sağlanabilir.Bu tür kanbana örnek şekilde verilmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

Önceki Hücre

 

 

 

->

 

S onraki

h

ücre

 

 </