|
Lojistik
terminallerimiz gelen yüklerin dağıtımı, giden yükler için yük toplama
merkezi fonksiyonunu yerine getirmektedir. Ekonomik ve ticari faaliyetlerin
etkin ve verimli olabilmeleri, malların zamanında yerlerine ulaştırılmasına
bağlıdır. Bunu gerçekleştirmek için terminallerin verimli olarak
kullanılması gerekmektedir.
Hizmet kalitesinin düşük veya yüksek olduğunun göstergesi, küresel yönden
rekabet ettikleri diğer terminallerin hizmet kalitesi göre
değerlendirilmesine bağlıdır. Her ne kadar ülkemizde hizmet kalitesi yüksek
terminaller olduğunu kabul etsek bile bu terminallerin küresel yönden
rakipleriyle kıyasladığımızda benzer değerlere ulaşabilmesi beklenmelidir.
Hizmet kalitesini düşüren etmenlere bakıldığında çalışan kalifiye insan gücü
kalitesi, ekipman kalitesi, fiziki altyapı kalitesi, diğer taşıma
sistemleriyle entegrasyonun zayıflığı gibi nedenleri sayabiliriz.
Bir başka husus ise terminallerimizin düşük kapasite kullanımı, gelen-giden
gemi trafiğinin yetersizliği de rol oynamaktadır. Demiryolu terminallerimize
bakıldığında ölçek ekonomisi açısından kullanım oranı çok düşük olduğu bir
gerçektir. Ne yazık ki demiryolu kullanımının düşüklüğü sonuçta demiryolu
terminallerinin verimsiz hale dönüşmesini etkileyen bir faktör olmaktadır.
Lojistik terminallerimizin yük hacmini elinde bulunduran çok önemli bir
kısmı kamu tarafından işletilmekte olduğu anlaşılmaktadır. Lojistik
terminallerin kamu tarafından işletilmesi esnek ve hızlı çözümlemeler
beklentisi içindeki lojistik sektörüne çoğunlukla cevap veremez durumdadır.
Küresel yönden değerlendirildiğinde lojistik terminallerimizin fiziki
altyapı kalitesi bakımından dökme yüke hitap eden sınırlı büyüklükte
alanlara sahip yerler olduğu anlaşılmaktadır. Günümüzde ticari taşımacılığın
standart kaplar (konteynır) ile yapılması bu sisteme uygun terminal
sahalarının tasarımı yerine mevcut 50-60 yıl öncesinin demode tesislerinin
zorlamayla konteynır terminalleri haline dönüştürülmüş ancak bu lojistik
beklentileri karşılamakta uzak hale gelmiştir.
Bir diğer önemli husus bu limanlarının fiziki alan ihtiyacı, teknik
donanımları, kalifiye işgücü kalitesi yönünden tasarımının uygun hale
dönüştürülmesidir. Mevcut durumda çalışsan limanların verimliliğinin
arttırılması kısmi bir başarı olarak özelleştirme yoluyla elde edilebilir.
Ancak yapılması gereken temel konu ana hub limanı olarak belirtilen
limanların terminal ölçeğinde her birinin uzmanlaşmış özel sektör
kuruluşları tarafından işletilmesini sağlayacak liman yönetim sisteminin
oluşturulması gereklidir.
Küresel ihtiyaçlara bakıldığında Uzak Doğu’da Singapur, Hong Kong, Yakın
Doğu’da Dubai üzerinden gelen malları Doğu Akdeniz’den Güneyde Mersin ve
kuzeyde Balkanlar, Karadeniz Havzası ve Kafkasya’yı içine kapsayacak şekilde
İstanbul Limanı önemli potansiyel hub olma yönünde ticari ve ekonomik
fırsatları bulunmaktadır. Bu fırsatlardan yararlanabilmek terminallerimizin
verimliliğinden geçmektedir.
Kaynak: Dünya Gazetesi/Dr.Metin Çancı |