|
PERSONEL GÜÇLENDİRME NEDİR ? |
||
|
Çalışanların etkin bir biçimde oluşumuna ve uygulamasına katılmadığı hiç bir
strateji uzun süre varlığını sürdüremez. Güçlendirme, organizasyonlarda
bireylerin karar verme yetkilerini arttırma ve kişisel gelişimi
sağlamalarında destek olmadır. Yalnız burada önemli olan nokta yetki devri
ile güçlendirmenin karıştırılmamasıdır. Bunun sebebi yetki devrinde yönetici
kendinde olan bir yetkiyi bir süreliğine bir astına devrederken
güçlendirmede zaten yetki o işi yapan kişiye ait hale gelmektedir.
Toplam kalite anlayışının ortaya çıkmasıyla yöneticilerin karar verme ve
kontrol ile ilgili olan fonksiyonları daralmış, daha çok koçluk ve
danışmanlık fonksiyonu artmıştır. Bunun en büyük sebeplerinden biri
güçlendirme ve yatay organizasyon şeklinde ortaya çıkan anlayışlar sayesinde
örgütlerde düşünen ve karar veren ile işi yapan arasındaki farkın gitgide
azalması hatta ortadan kalkmış olmasıdır. Güçlendirilen personel artık kendi
işini ilgilendiren konularda üstlerine çok da fazla danışmadan kendi
kararlarını verebilme yetkisine sahip hale gelmiştir. Yatay
organizasyonlarda kendi kendini yöneten takımlar sayesinde yine aynı durum
karşımıza çıkmaktadır.
Modern iş ortamında, geleneksel karar verme mekanizması sadece yöneticilerin
katıldığı bir organ olmaktan çıkmış, alt seviyelerdeki çalışanların da
katılımıyla homojen bir görünüm almıştır. Son yıllarda kendi kendini yöneten
takımlar, personel güçlendirmenin merkez noktası haline gelmiştir. Bu tür
takımlar bir sürecin tamamı ya da bir ürünün bütünü üzerinde sorumludurlar.
Kendi kendini yöneten takımların performansını artırmak için rol oyunları,
tartışma seansları ve takım çalışmaları yaygın kullanılan yollardandır.
Takım lideri işine bağlı ve işini çok seven biri olmalıdır. İyi bir takım
liderinde olması gereken diğer özellikler hevesli olma, idare kabiliyeti,
pozitif bir karakter ve sorumluluk alma isteği olarak sıralanabilir.
Restoranları ele alalım. Restoran işletmecileri veya sahipleri
otoritelerinin sarsıldığını ve çalışanlarının yanlış kararlar verebileceğini
düşündükleri için ‘güçlendirme’ kelimesine pek sıcak bakmazlar. Ancak
personel güçlendirme, hem ciroyu hem de çalışanların seviyesini yükselten
etkin bir yönetim aracıdır. Yöneticiler, çalışanlarla bilgilerini
paylaşarak, onlara otonomi vererek veya kendi kendini yöneten küçük takımlar
kurarak personel güçlendirme konusunda aktif olarak rol almalıdırlar.
Bilgi paylaşımı çoğunlukla yöneticiler tarafından ihmal edilen temel bir
iletişim becerisidir. Yaptığı işin önemi hakkında yeterince bilgi sahibi
olan bir çalışanın motivasyonu daha yüksek olur çünkü ne iş yaptığını bilir.
Ancak her gün önüne yığınla dosya konulan ve bunların ne işe yaradığı
hakkında yeterli bilgiye sahip olmayan çalışanda zamanla motivasyon körelir,
verim azalır. Bunun yanı sıra, çalışanın, yaptığı olumlu ve olumsuz
hareketlerin sonuçlarını bilmesi de işe yarayan başka bir yoldur.
Müşteri ilişkilerinde de personel güçlendirme büyük önem taşımaktadır.
Müşteriyle doğrudan ilişkide bulunan personelin anlık kararları verebilmesi
için şirketin misyonu ve hedefleri doğrultusunda belli bir otonomiye sahip
olması gerekmektedir. Tabii ki bu otonomi sonsuz olamaz, belli bir prosedür
ve kurallar ile kısıtlanmalıdır. Örneğin, müşteri beklentilerinin nereye
kadar aşılabileceğiyle ilgili bir sınır konulabilir. Ancak bu sınırlar açık
ve tartışmasız olmalıdır, aksi takdirde çalışanın sınırları belirsizleşir,
ne yapacağını bilemez ve otonomi de yürümez. Çalışanlar, tek başlarına
etkili karar verebilme becerileri üzerine eğitilerek eğitim aracılığıyla da
personel güçlendirmesi gerçekleştirilebilir. Çok yönlü bir eğitim ile
çalışanların hareketlerinden sorumlu oldukları bir otonomi de sağlanabilir. |