|
Yaşamımızın hemen her aşamasına girmiş olan
pazarlama, artık mal ve hizmetlerin ötesinde fikirlerin, kişilerin,
kurumların, olayların ve mekânların pazarlanmasına kadar genişleyen önemli
bir kavram haline gelmiştir. Amerikan Pazarlama Birliği’nin tanımına göre
pazarlama; "Bireysel ve kurumsal amaçları tatmin edecek değişimleri sağlamak
üzere, ürün, hizmet ve fikirlerin şekillendirilmesi (üretilmesi),
fiyatlandırılması, dağıtım ve tutundurulmasını planlama ve uygulama
sürecidir”
Pazarlama Enstitüsü’ne göre pazarlama; “Tüketici ihtiyaçların
belirlemek, bunları tanımlamak ve karlı bir biçimde tahmin etmekle sorumlu
yönetim sürecidir” Son tanıma baktığımızda yukarıdaki iki tanımın bir
bileşkesi olduğu görülmektedir. “Pazarlama, hedef tüketici, müşteri ve
toplumun istek ve gereksinimlerini tatmin ederek kar sağlayacak pazarlama
bileşenlerinin (ürün / hizmet, fiyat, dağıtım ve tutundurma) planlanması,
yönetimi ve denetimi çabalarıdır”
Görüldüğü gibi pazarlama, insanların gereksinimlerini, değişimleri yakalayıp
onlar doğrultusunda ürün ve hizmetler oluşturmaktan, hedef kitleye
ulaştırılmasına kadar uzanan uygulamaları kapsayan süreçler bütünüdür. O
halde pazarlama, üretimden sonra değil, üretimden önce başlayıp üretim
sırasında, satış öncesi, satış anı ve satış sonrasında da devam eden bir
eylemdir.
Pazarlamaya bu açıdan yaklaştığımızda tüketicinin merkeze yerleştirildiği
görülmektedir. Bu aşamada pazarlamaya konu olan şey ürün ve hizmet olmaktan
çıkarak, hedef tüketici, müşteri ve toplumun sorunlarının çözümü olmakta,
buna karşılık pazarlama yöneticisi (firma, kurum) de çözüm üreten kişi
konumuna gelmektedir. Günümüzde çağdaş pazarlamanın amacı, hedef tüketici ve
müşterilerin istek ve gereksinimlerini tatmin ederek kâr sağlamaktır.
Pazarlamanın satış yapma ile aynı olduğu düşüncesi sadece halk arasında
yaygın olan bir görüş değil, aynı zamanda birçok yöneticinin ya da kurumun
sahip olduğu bir görüştür. Satış yapmak, pazarlamanın sadece bir parçasıdır,
ancak pazarlama satış yapmaktan daha fazlasını gerektirir. Pazarlamanın
görevi yukarıdaki tanımlarda da belirtildiği gibi karşılanmamış ihtiyaçları
keşfetmek ve tatmin edici çözümler üreterek kâr etmektir.
Pazarlama satış yapmakla aynı olamaz; çünkü pazarlama işi, bir ürünün
çıkarılmasından çok önce başlar. Satış yapmak ise ancak ürün yaratıldıktan
sonra ortaya çıkmaktadır. Pazarlama, ürünün / hizmetin yaşamı boyunca devam
eder. Pazarlama, ürün veya hizmet planlanmasından başlayarak o ürünün /
hizmetin ölümüne (pazardan kalkmasına) kadar devam eden eylemler bütünüdür.
Satış yapmak bu bütünün sadece bir parçasıdır.
Kaynak:
www.ihracatdunyasi.com |